Geçmişe Bayram Hediyesi

Uzun zamandır kafamdaydı, hatta yıllardır, ama bu sabah konusu açıldı ve bende kafamdakini yazayım dedim.Bu yazımı böyle gelmiş böyle gider anlayışında olanlara yazıyorum, alın bakın bu düzen böyle gidicek mi.

Biraz geçmişe gidiyoruz ama konu geçmişte kalmıyor, günümüzde ve gelecekte de olacak bir konu.Klasik  lafımız vardır bana dokunmayan yılan bin yaşasın, tamam yaşasında bu yılan birini sokacak, sana bişey yapmıyor ona yapmıyor, döncek dolaşcak tekrar sana gelicek.Yılanın ısırmasını bekleyeceğimize neden yılanın kafasını küçükken ezmiyoruz ki.

Gelelim konuya, ilkokulum yani Akıncı Türk İhsan Dikmen İlköğretim Okulu, iki adet öğretmen, tabi devlet kayıtlarına ve diplomalarına göre öğretmenler.İsimleri Sami Tanrıkut ve Mustafa Malkoç, biri Türkçe öğretmeni diğeri Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi.Bu iki şahsı neden zikrediyorum.Çünkü geçmişte yaptıklarından dolayı.

Eğitim öğretimde dayakçı sisteme karşıyım, ama bu iki şahıs ellerinde öğretmen kimliğiyle, okulda öğrencileri döven terör estiren kişilerdir.Dua ezberlemediği için tokatlanan öğrenciler, kıçlarına tekme yiyen öğrenciler, sınıfa girdiklerinde bütün öğrencilerin korktuğu öğrenciler.

İşin özü belli, sindirme politakası, neden mi, Şükraniye mahallesi ve civar mahallelerden gelen çocuklar ve onların cahil anne babaları, öğrencilerin anne ve babaları da bu dayakçı sistemden geçtikleri için normal geliyor, derler ki, hocanın vurduğu yerde gül biter, yahu hoca da sanki Fatih’in Hocası Akşemseddin, Bu iki şahıs öğrencileri dövüyor, çocuklarda alışmışlar dayak yemeye ne ailelerine söylüyor ne tepki veriyor nede bişey, bu şahıslarda çocuk dövmeye devam ediyorlar.Bilgili insanlar yok muydu vardı elbet ama onların çocuklarına bu tarz muamele olmuyordu ve onlarda bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetinde oldukları için sistem yıllardır böyle sürüp gidiyor.

Ama artık durun, bu ilk adım, bu yazıyı elbet göreceksiniz, geçmişinizle yüzleşin bakalım, keser döner sap döner, günah çıkarma sırası geldi, bunu okuyan diğer öğretmenlerede söylüyorum, bu düzen böyle gitmeyecek.Kimse sahipsiz değil, size bu hakkı kim verdi, elbet hesap vereceksiniz.

Cem Yılmaz diyor “Eğitim Şart” şart tabi ama bize eğitim verenleri kim eğitecek, Atatürk’ü ağızlarından düşürmezler, Atanın geleceği emanet ettiği gençliğe zarar verirler.

Bu tip insanlar elensin temizlensin, hakkıyla layıkıyla bu işi yapmayacak olan, aldığı misyonun değerini bilmeyen bu işe girmesin, çocuklarımızı geleceğimizi zehirlemesinler, yoksa bu iş burda yazıyla kalmaz…