Abdest Alma Yeri Ergonomisi

Birçok yerde mescit ve cami bulunmakta içerlerinde de abdest alma yerleri mevcut, lakin öyle kötü mimari özelliklere sahip abdest alma yerleri var ki, gerçekten bunu yapan tasarlayanın hayatında hiç abdest almadığı belli oluyor.

O kadar zor ki öyle yerlerde abdest almak, mesela ayağını koyduğun yer yüzünden çeşmeye doğru eğilemiyorsun yada ayağını koyacak yer bulamıyorsun. Bugün Bursa’da I.Murad Türbesinde bulunan şadırvanda abdest aldım, o kadar kolaydı ki bu yazıyı yazma gereksinimi doğdu. Fotoğraflarda göreceğiniz gibi, suların aktığı yerleri aşağı doğru kanal yapmışlar, mesela bir çok kötü tasarımı olan yerde bu suların önüne set kuruyorlar ve ayaklarınızı oraya koymanızı istiyorlar… halbuki bu abdest almayı zorlaştırıyor, ama fotolarda göreceğiniz gibi aşağıda bir kanal olduğunda ayakları serbest kalıyor ve eğilmek zorlaşmıyor. Ayrıca ayakları koyacağımız yer de güzelce yapılmış, kısacası çok keyifliydi.

Sadede gelirsem, mimar, mühendis, tasarımcı yada usta artık her kim bu işleri yapıyorsa önce bir kendiniz abdest almaya çalışın, bakalım rahatça alabiliyor musunuz, sonra başka kişilere de aldırın, ondan sonra uygulamaya geçin.

Atalarımız bu işi nasıl da kolayca çözmüşler…. Amerika’yı yeniden keşfetmeye yada abdest almaya yeni bir soluk getirmeye gerek yok…

Sağlıcakla…

Abdest Alma Yeri
Abdest Alma Yeri
Abdest Alma Yeri Tasarımı
Abdest Alma Yeri Tasarımı
Abdest Alma Yeri Uygulaması
Abdest Alma Yeri Uygulaması

Bursa Kestel Yolunda Yağmur Suyu Birikmesi

İş icabı her gün Bursa – İnegöl arası git gel yapıyorum ve yağmurlu günleri pek sevmiyorum, çünkü yazımın başlığından anlaşılacağı gibi Kestel’i az geçtikten sonra yolun geliş kısmında yağmur suyu birikiyor ve sol şeridi tamamen dolduruyor.

Tam koordinat vermem gerekirse, Kestel’in hemen çıkışında Opet Benzin istasyonu, onun yanında Çisiy Grup Weltew Mobilya mağazası bulunmakta, bahsettiğim yer ise bu weltew mobilyanın doğu tarafında yani İnegöl’e yakın olan tarafında yaklaşık bir 50-60 metre gerisinde sol şeridi tamamen kapatacak kadar bir su birikmesi oluyor ve süratli gelen aracın kaymaması içten bile değil, zaten suyu gören hemen şerit değiştiriyor ve ufak ta olsa bir trafik sıkışması ve sürücünün panik durumuna göre çok daha kötü sonuçlar doğurması muhtemel.

Bu durum karayollarını mı ilgilendiriyor, yoksa belediyenin kanalizasyon kısaca Buski’yi tam kestiremiyorum ama bir an önce önlem alınmasını rica ediyorum…

Yerlere Çöp Atanlar

Bugün, Bursa – İnegöl yolunda giderken bir araçtan boş meyve suyu kutusunun yola atıldığını gördüm, acaba polisi mi arasam, zabıtayı mı yada ne yapsam derken, ışıkta yakalayıp konuşmaya karar verdim, Coca-Cola fabrikasının oraya yeni yapılan ışıklarda o araçla paralel gittim ve maalesef onun sırasında bir sıra daha boşluk olması sebebiyle istediğimi gerçekleştiremedim. Bu olayı hazmedemedim. Bir insan nasıl bu kadar rahatça çöp atıyor gerçekten aklım almıyor. Üstelik attığı yer de bildiğiniz karayolu, hani yol kenarı falan olsa hadi diyeceğim, hoş oraya da atılmaz da, bu adam resmen yolun ortasına pisliğini bıraktı.

Resmen şuursuzca bir hareket, bu kadar öfkeli olmamın sebebi sanki hayatta ondan başka kimse yok, özgürce istediğini yapabilir gibi davranıyor olması ve bunun anormal bir durum olmadığına kendisini ikna etmesi.

O arabadan uzaklaştıkça derin düşüncelere daldım, yolda polisi aradım, hatta trafiği aradım ama tüm acil numaralar tek numara olmuş ve otomatik yanıt sistemi devreye girince telefonu kapattım. Biraz hukuki olarak araştırma çalıştım acaba bu yaptığı suç mudur ???, kısacası soğumam uzun zaman aldı. Bu yazıyı yazarken de tekrardan o gerilimi yaşıyorum.

Şimdi bu yazıya denk gelenlerden ricam bu tür hareketlerin kabahatler kanununda yeri hükmü nedir, böyle elimiz kolumuz bağlı mı kalacak, bilen varsa rica ediyorum bizleri de bilgilendirsin.

Bu olayın bir başka türlüsü de, kuyruk olaylarımız, metro da inenlere öncelik verileceği yerine onlar inmeden içeri girmeye çalışan bencil insanlar…

Afedersiniz de hayat sizin etrafınızda dönmüyor, umarım bu tür durumlara karşı çok katı kurallar yürürlüğe girer de, Ziya Paşa’nın meşhur sözü “Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü gereğini bulmaz.

Bu arada cezalar ne derece caydırıcı olur tartışılır, lakin kendimden bir örnek vermek gerekirse, ilk iş deneyimimde gözden kaçırdığım bir güncelleme sonrası hatalı parçanın kesilmesini sağladım, imalatı acele olan işe gerekli o parça sorun oldu ve tüm şefler, patron dahil toplandık ve hatanın kimde olduğu soruldu. Ben de hata benim gözden kaçırmışım dedim, o zaman ki patronum Serkan Körüstan da, yeni parça için malzeme var mı diye sordu, bende var dedim, hemen git yenisini kes, söyle muhasebeye de o parçanın parasını senden kessinler dedi ve bana bakarak benim yerimde olsan ne yapardın dedi, ben de sizin yaptığınızı yapardım dedim. Herhangi bir itiraz etmeden usülce yeni parçayı hazırladım ve bundan sonra ki tüm kestirdiğim parçalarda ölçüleri en az ikişer üçer kez kontrol ederek öyle hazırladım. Çünkü benden kesilecek olan parçanın maliyeti benim maaşım kadardı. Özetlersem bir hata ve sonucu gözlerimin faltaşı gibi açılmasını ve işime iki üç kat daha titiz davranmamı sağladı. Hikayenin sonuna gelirsem de o parça benden kesilmedi, hoş aradan bir iki ay sonra da o parçanın kullanılacağı iş geldi ve o parça da değerlenmiş oldu. Ama o hatadan hayat boyunca çıkardığım dersler oldu.

Sadede gelirsem, birlikte yaşam kurallarına özen gösterelim, toplumsal huzur ve saygının yerini anarşi ve nefrete bırakmayalım , birbirimizi kırmadan incitmeden yaşamasını öğrenelim ve çöpü de lütfen çöp kutusuna atalım, hatta geri dönüşümüne göre uygun kutulara atalım….

Sağlıcakla…

Mısır Patlatma Tavası

Hayal meyal hatırlarım, küçükken bir keresinde dedem mısır patlatmıştı hem de bu aşağıda gördüğünüz basit aletle. Bu görüntünün üzerinden en az 25 sene geçmiştir ama her daim içimde bir uhde kalmıştır. Nereden bulurum derken büyük bir alışveriş merkezinde öylece duruyordu ve fiyatı da çok cüzi 5 tl idi. Görür görmez aldım, yanına da bir paket mısır. Heyecanla eve geldim, sabırsızdım hemen denemek istiyordum ama acaba bu tenekeden yapılan aletle nasıl mısır patlatılıyordu. Üstü hava alması için delikli, ortasında kapağı olan tenekeden yapılmış tüy kadar hafif bir şeydi. Acaba içine yağ koymalı mıydım, yağsız mısır patlar mıydı. İnternette biraz araştırma yapmıştım, söylenene göre yağsız patlatıyorlardı. Artık hazırdım, bir miktar mısırı içine koydum, biraz da tuz ve ocağın üzerinde mısırlar yapışmasın diye sallamaya başladım. Ama ilerleyen dakikalar hiçte umduğum gibi olmadı, patlayan tek tük mısırlar ve ısıdan yanıp kömür karası olarak tavaya yapışan mısırlar. Velhasıl hayal meyal hatıram sizlere ömür oldu… Sonu mutlu sonla bitmese de yine de benim için güzel bir deneyim oldu, olur da biri nasıl patlatmam gerektiğine dair bir sır verirse başım gözüm üstüne….

Mısır Patlatma Tavası
Mısır Patlatma Tavası