2012 ye girerken

Başlıkta sanki yıl sonu yazısı gibi gözüksede asıl amaç benden haberleri vermek, bir kaç satır bir şeyler gevelemek, biraz rahatlamak.Kendi bildim bileli ki bu 18 yaşımdan sonrası için geçerli, hiç bir anında sıradan olağan bir yaşam tarzı olmadı, sürekli ya yükseldim ya düştüm, istikrarlıydım evet ama sadece ya hep ya hiçlik konusunda.

Yıllar geçti bu üzerimde ki hal geçmedi, hala da öyle devam ediyor, ama emin olduğum tek konu geçmişe baktığımda düşüş olarak nitelendirdiklerimin hepsinin geleceğimi şekillendirmek üzere atılması gereken adımlar olduğunu görürüyorum.Ya ayet ya hadis, Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır.Ayrıca hayırda şerde Allah tan geldiği için bu hayatta üzülmeye hiç gerek yok.

Biz söz var insanlara ne kadar anlatırsanız anlatın, anlattıkların karşındakinin anladığı kadardır.Bunu hayatımın her devresinde yaşıyorum, ama normaldir herkes de ileri görüşlülük ya da ufuk olmayabilir.Ayrıca kıskançlık hasetlik gibi manevi hastalıklarda olabilir.

Başbakanın bir konuşmasında, yumuşak başlıysak uysal koyun değiliz sözü vardı, büyüklere amire memura edep saygı gösterirken zannetmesinler ki biz bir şey bilmiyoruz, dediğim dedik çaldığım düdük, benim sözüm her yerde geçer gibisinden, küçük dağları ben yarattım gibisinden dolaşan insanları gördükçe bazen Rooseveltin sözü aklıma geliyor.Ne demişti Yumuşak huylu ol ama elinde bir sopa taşı.

Doğru söylüyor, gözlemlediğim kadarıyla, insanlarımızda iyilikten maraz doğar olayı var, sen ne kadar iyi olursan o kadar taviz vermiş oluyorsun, bir gün işte bir hata yaptım ve hatamın bedelini maaşımdan keseceklerdi, hoş kesmediler ama, o günden sonra gözlerim dört açılmıştı, çünkü canım yanmıştı.Çocuklara dersin sobaya yaklaşma, o inadına yaklaşır bırakacaksın yansın eli, bir canı yansın bak bakalım bir daha yaklaşacak mı.İşte bazen öyle insanlar görüyorum ki kaf dağındalar, hani bir yerde bir kötülük gördüğünüzde gücünüzle karşı koyun yapamıyorsanız dilinizle, oda olmuyorsa kalbinizden buğz edin diyor.Bakıyorum gücüm var, sözüm de var, neden yapmıyorum diye ikilemde kaldığım oluyor.Bu insanlar gafletten ne zaman kurtulacaklar merak ediyorum.

Hani o kaf dağındakiler, dokunulmaz olduklarını mı sanıyorlar anlamıyorum, bir kere canları yansa anlıyacaklar ama işte, dediğim gibi ikilemde kalıyorum.İkilemden kurtulduğumda buraya yazacağım sonuçları.

Uzun bir anlayana sivrisinek saz olayından sonra, hayatımda ne oluyor a gelirsem, sektör değişikliği yaptım ve imalat tan Enerji sektörüne doğru yol alıyorum.Taze kan olarak yeni bir yolculuğa başladım, umarım güzel şeyler olur.

Güzel insanlarla tanışıyorum, yepyeni bir ortam yeni bir başlangıç, bir nevi yeni yıl havasındayım.Web projelerime bir yandan yatırım yapıyorum.Yeni tasarım yeni logo ve içerik için gerekli kaynağı buldum ve temiz internet için gelecekte geçerli olucak tek sistem doğru bilgi için bir adım atmıştım, şimdi ise devamını getireceğim.Sonra 3 kişilik bir ekiple yine internetten yaptığım danışmanlık işini resmileştiriyorum.

Hayatımda üzüntüler ve sevinçler bir arada, ama kazanan yine benim, birinden tecrübe diğerinden keyif alıyorum daha ne olsun 😉

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.