İmalat Sektörü Pazarlamacıları

Bugün bir pazarlamacı ile konuştum, kendisi ünlü bir firmanın taşlama taşı, kesme taşı, mop zımpara ve envai çeşit ürününü pazarlıyor.Ürünleri gerçekten çok kaliteli, çünkü geçen hafta bizlere bir tanıtım yaptılar ve taşlama taşı ve flapın karışımı olan bir ürünü tanıttılar gerçekten hem daha uzun ömürlü hem de daha fazla talaş kaldırıyordu.

Tabi üstün özellikler biraz pahalı gelebiliyor ama uzun vadede siz karlı çıkıyorsunuz, neyse bugün tekrardan geldi, biraz boş vakit vardı, konuşmaya başladık, çalışma sistemini sordum, maaş artı %1 prim dedi toplam satış üzerinden.Mesela 400 bin liralık mal sattı 4000 lira para alacak.

Talaşlı imalat yapanlar, kaynaklı imalat yapanlar bilirler, flaplar, taşlama taşları, mop zımparalar çok gider, aldınmı bir tane 2 tane almazsın, kutu kutu malzeme alırsın, ve çok çabuk biter bunlar.Hele birde oldukça fazla üretim yapıyorsanız, bayağı bayağı alırsınız.Eh bu abimizde bu ürünleri satıyor, 1 ay olmuş bu firmaya başlayalı ve 40 tane fabrikayı kendisine bağlamış, oldukça hızlı bir abi, ayak üstü bugünkü alman misafirimize bile mal satacaktı 🙂

Neyse gelmek istediğim nokta eğer kendinize güveniniz varsa, iletişiminiz kuvvetli ise, pazarlama işi oldukça keyifli ve bol kazançlıdır.

Az daha unutuyordum, fabrikaya titreşim vererek masaj aleti satmaya geldiler, bir adam ve yanında bir kız ama nedense kız sürekli farklı oluyordu, tabi kıyafet parfüm ve dekolteler de cabası, ilgiyi toplamayı iyi beceriyorlardı, becerdilerde 10-12 tane sattılar bizim fabrikaya, ee herkesin taktiği bi olmuyor, kimi kadınları kullanıyor, kimisi yeteneğini, sonuç olarak güzel ve zevkli bir iş, birde sattığınız ürün kaliteli ise o daha da süper, çünkü satacağınız ürünün kalitesi iyi değilse ve kötü bir şöhrete sahipse, ağzınızla kuş tutsanız yine hava.

Makine Mühendisleri Nerelerde Çalışabilir?

Sınavlara girdiniz, üniversiteyi kazandınız, 4 sene 5 sene artık ne kadar yılda bitirdiyseniz bitirdiniz, ama merak ediyorsunuz makina mühendisleri nerelerde çalışır.

Sanayinin olduğu her yerde makine mühendislerine ihtiyaç vardır, araç muayene istasyonlarından, petrol rafinelerine, atölyelerde, tekstil fabrikalarına kadar, makinenin olduğu her yerde makine mühendisi iş yapar.

Önemli olan sizin seçiminiz, ofis mühendisi mi, şantiye mühendisi mi, satış mühendisi mi olmak istiyorsanız buna karar verdikten sonra gerisi kolay.

Talaşlı imalat yapan fabrikalarda çalışırsanız malzemelerle haşır neşir olursunuz ayrıca insanlarla dialoğunuz gelişir, çünkü ustalar, elemanlar derken sürekli bir iletişim halinde olucaksınız.Talaşlı imalatta torna, freze, matkap, borwek, sac, profil, abkant, kaynak makineleri sizin en haşır neşir olacağınız makineler olacak, ama aynı zamanda en çok yakınacağınız, çünkü tozlu, kirli, metal ortamlarda bulunacaksınız ve bir miktar kirleneceksiniz, unutmayın ki kirlenmeden para kazanılmıyor.

Ofis mühendisi olursanız, proje çizersiniz, yada gelen projelerin takibini yaparsınız, Solidworks, Autocad, Catia gibi programlar kullanırsınız kıravat, gömlek giyer temiz temiz oturur, çayınızı bisküvinizi yer iş yaparsınız.

Arge de çalışmak isterseniz, araştırmacı olmalısınız hemde çokkk, çok okuyup çok test etmelisiniz, iyi bir gözlemci, iyi bir analizci olmalısınız, yılmayan bıkmayan sürekli çalışan bir yapınız olmalı, keyiflidir, ama her yerde ar-ge ortamı yoktur.

Satış mühendisliği ise mesela cnc torna satan bir firmaya girersiniz.Fiyat teklifleri alır verirsiniz, size bir şekilde ulaşan kişilere makineyi satmaya çalışırsınız, avantajıda var dezavantajıda var.Bu da bir seçim, yetenekler ve ikna kabiliyeti önemlidir, dialoğun had safhada olduğu bir meslektir, iyi iş çıkarırsanız maaşınızda o derece iyi olur.Komisyon usulü çalışabilirsiniz.

Marka patent danışmanlığı yapan firmalarda çalışabilirsiniz, fabrikalar bir sistem geliştirdiklerinde bunun patentini almak isteyeceklerdir, patent almak için belirli prosedürler yapılması gerekir, uzun ve çetrefilli iştir, işte burda makine mühendisleri, patent yazımı ve iş bilgisi sayesinde aranan eleman olmaktadır.

Özel kurslara giderek mesela kaynak mühendisliği kursuna giderek, özel kaynak isteyen yerlerde şantiye şefliği yapabilirsiniz.Kurs için ciddi paralar ve sıra beklemeniz gerekebilir, ama iyi bir maaşım olsun istiyorsanız ve yurt dışında çalışmak isterseniz kaynak mühendisliği ve gemilerde uzun yol vardiya amirliği biçilmiş kaftandır.

Makine mühendisleri kalite kontrolcü olarakta çalışırlar, kısacası makinenin ve üretimin olduğu her yerde, makine mühendislerine ihtiyaç vardır, isteyen üniversitelerde akademisyen olarak çalışmak isteyebilir, bu da çalışma alanları içerisinde güzel fırsatlardan biridir.

Alternatif bol, aynı zamanda mühendiste bol, farklı olup, çok çalışan emeğinin karşılığını alıyor.

Konu dışı, bu sabah gazetede vardı, Odtüden bir Akedemisyen ve öğrencileri kurduğu bir ar-ge şirketinde yaptığı çalışmalar dünya çapında ödüller almış, yaptıkları arasında marineye ihtiyaç duymayan yat, kendi enerjisini ve suyunu üreten tekneler, susuz yangın söndürme araçları gibi, çevreye duyarlı ve çalışan makineler üretiyorlar.Ülkemiz adına çok gurur verici bir olay, umarım çok daha güzel şeyler başarırlar ve dışarıya teknoloji satan bir ülke oluruz.

Makina mühendisi olan ve olacak olan herkese hayatlarında başarılar dilerim.Güzel işler yapmak dileğiyle.

Gözlerimi Kaynak Aldı

Hep derler kaynak yapılırken bakma gözlerin acır diye, bende acemisi değilim ama demekki fazla bakmışım ki, 2 gündür gözlerim acıyor.Ne berbat şeymiş şu kaynak ışığı.İzlemesi keyifli ama acısı mazoşist değilsen hiç te keyifli değil.

Acının tarifini yapayım, hava rüzgarlı ve tozlu, tozlu dediysem tozu biraz ufak kum parçaları gibi düşünün ve gözünüze kaçtığını düşünün, ve bu  kaçma olayını her saniye yaşadığınızı düşünün, aynen öyle bir duygu.Dün akşam gözlerim kızarmaya başladı zannettim ki toz kaçtı, ama gel görki öyle değilmiş, bugün gözlerimi görenler dakikasında anladırlar gözlerimi kaynak aldığını.

Akşama kadar dayandım akşam üzere damla kullandım şimdi biraz iyiyim, damladan kaçmaya çalışsamda faydasını gördüm, rahatlattı gözlerimi, korkumsa bu gece, herkes gece uyudun mu diye sordu, çünkü herkes bilir ki kaynak acısı olduğunda gece yerinde duramazsın gözlerin batar sürekli, bu arada aklınızda bulunsun eğer başınıza gelirse, şöyle yapın bir bardağın yarısını çay üstüne soğuk su ilave edin, gözlerinizi içinde aç kapa yapın iyi geliyormuş, dediler.

Denemedim ama bu gece dayanamayacağım kadar bir çapak batma olursa ne pahasına olursa olsun deniyeceğim.

Son olarak, kaynağa çıplak gözle filmli cam olmadan bakmayın, hele gazaltı kaynağına hiç ama hiç bakmayın.İsterseniz bakın sonra benim gibi acı çekersiniz.Acaba bana bir ah mı etti, onu mu çektim 🙂

Azra Akın Ne Alemde

Mustafa Sandal ın all my life şarkısını dinlerken klipte oynayan Azra Akın geldi aklıma, tvlerde onlarca dizi ve yeni yüz varken, içlerinde model, manken, şarkıcı türkücü ne ararsan varken, o piyasadan silindi, valla bana sorarsanız, hiç birisinin olmasını istemem.Neden mi…

Tvlerdeki yarışmalara bakın Kutu Açmaca, Survivor, o bu hepsi emeksiz para kazanma üzerine, dizilere bakın, mafya, yada kolay hayatları olanların dizileri, zengin ailelerin çocuklarını anlatan diziler, bir kerede ekrana adam gibi dizi gelsin, emek ve adaletle bişeyler başaranlar gelsin tv ye büyük kanallarda.Ama nerde…

Bir kaç sene dans şarkı yarışması furyası, şimdi kutu açmaca, hayatta kalmaca, çok merak ediyorum, bu gençler kötü günler umarum gelmez ama o zor günlerde ne yapacaklar, neyse bu konuya girdim mi çıkamam.

Sonuç mu, apaçi emo rockçı kırması nesebi belirsiz nesiller, ve ondan doğacak olan yitik gelecek nesiller.

Karamsar olmak istemiyorum, zaten o tiplerin en fazla askere gideseye kadar vakitleri var, sonra iş hayatında girecekler bir fabrikaya, sürttükleri zamanları düşünerek  kafalarını vuracaklar, tabi iş bulabilirlerse…

Seo Piyasası

1,5 senedir aktif olarak üzerine düşmediğim seo kelimesinde halen daha 14. sırada yer alıyorum.2 sayfa oturmuş gibi ama ilk sayfa üst kısımlar sürekli yer değiştiriyor, problemçocuk bir atak yaptı, şimdide seohocası, gerçi r10 a takılanlar bilir, seohocasi kargaşaydı oydu buydu parayla adam tuttu, en sonunda zirveye bir adım yaklaştı.

Artık fazla vaktim yok internete ayıracak, arasıra bakıyorum r10 ve halen daha bişey yarıştırmalar devam ediyor.O ona laf atıyor o onun kelimesini küçümsüyor, velhasıl herkes bir kavgaya tutuşmuş sürüp gidiyor, anlamadığım nokta şu, R10 a takılıpta hala seo işi yaptıranlar, ya hakkaten hiçbirşeyden anlamıyorlar, ya paraları bol, yada zamanları yok, r10 da bir çok konuda verildi, seo işinin özeti, site içini tam yap, yıllandır siteni, backlinkini düzgün yerlerden al, bekle, olay bu.

Kendi adıma seviniyorum, bir ara firma kurup bu işi profesyonel yapıcaktım, Bursa da çok güzel hedefler belirlemiştim ama hepsine son verdim.Artık kendi mesleğimle meşgulum ve öyle şeyler öğreniyorum ki, nete ayırdığım zamanın 10 da 1 bile yeter, yeni çevre yeni bilgiler bana yepyeni ufuklar açıyor.Hayalim seo bilgimi kendi işim için kullanmaktı, umarım o zamanlar fazla gecikmez, yoksa bilgilerimi tazelemem için tekrar yabancı bloglarda takılmam gerekecek.

Uzun lafın kısası her yerde olduğu gibi internette de dürüst temiz çamursuz iş yapmak biz Türklere göre değil.

Gülşen Dillere Düşeceğiz Seninle

Son zamanlarda en çok hoşuma giden şarkılardan bir tanesi Dillere Düşeceğiz Seninle, bu şarkıyı daha önce Nazan Öncel söylüyordu şimdi Gülşen yeniden seslendirmiş ve süper olmuş, Youtube da HD kalitesinde video var, hala youtube giremiyorsanız azıcık araştırın nette.

Şarkı Sözleri

Dillere Düsecegiz Seninle Ille de biz düsecek.
Taze bahar dallari gibi
Çiçeklenecek.
Tadim tuzum olacaksin benim
Tadim tuzum olacak.
Yatagima gireceksin benim
Ille de sen yatacak.

Seni seni en çok seni
Bir tek seni severim hani.

Kör olayim yar
Sürünürüm yar
Her daim yar
Billahi.

Bir gemi alacak bizi buralardan
Bir daha dönmeyecek.
Her yere gidecegiz seninle
Ille de biz gidecek.
Uzak ya da yakin oluruz bazen
Ah ne fark edecek?
Tuz kadar severiz biz hani
Buna kim son verecek?

Webrazzi Arda Kutsal

Webrazzi en sevdiğim sitelerden birisidir.Pek sıkı takipçisi olduğum site yoktur ama webrazzi web projelerime ilham kaynağı açısından son derece beğendiğim bir site.Belki bilmeyenleriniz vardır, çünkü ilgi alanıyla alakalı.Webrazzi Türkiye deki ve Dünya daki web yatırımları, web siteleri yada teknolojiler hakkında bilgiler içeren bir site.Benim ilgimi çeken kısımsa web yatırımları, çünkü bir site açıyorsunuz ve eğer iyi bir çıkış yakalarsa köşeyi dönmeniz içten bile değil, çok örneği var ama bir binler katıda başarısız proje var.

Şuanda ya iyi bir fikrin olucak, yada bol para ve iyi ekiple istediğin alanda iyi işler çıkartırsın, tabi bu Türkiye şartları için belki yaratıcı fikirler açısında zor, Türkiyedeki internet kullanıcısındaki kültürle Amerikada ki web kültürü bir değil.Ama yinede umut var eden bir piyasamız var, bunlarıda Webrazzi den takip etmek oldukça keyifli.

Webrazzinin en son İsmail Yk yı techcrunch a kadar çıkmasını sağladını varsayarsak Arda Kutsal iyi çıkartıyor demek yerinde olur.

Süper Oyuncu Ayakkabı Boyacısı

Dün zaman geçirmek için santral garaj(kent meydanı) civarlarında dolaşıyordum, inşaatın köşesine bir boyacı durmuş, geçerken bana saati sordu, neyse durdum söyledim, oda abi Allah razı olsun, bizi adam yerine koymuyorlar falan başladı edebiyat yapmaya, dedi abi gel bir ayakkabılarını sileyim, gerek yok dedim, abi gel dedi, neyse acelemde var aslında bir sol ayak bir sağ ayak fırça attı sildi, baktım cila sürüyor, yok falan diyorum olsun abi, diyor, ama bu arada anlatıyor, abi işte bizi insan yerine koymuyorlar, annem kanser bende çıktım ekmek parası kazanmaya, bende diyorum, merak etme rızkın gelir falan diyorum, neyse dedim yeter artık, tam gidicem demez mi, abi at 2-3 lirada siftah olsun, ooo ben saf gibi adamı dinliyorum, dedim amma numara çektin, abi  nolduya, hadi dedim, başka birini bul, adam ayak üstü yazdı çizdi oynadı, ama süper oynuyor, benim gibi 10 kişi bulsa tamamdır işte, aslında böyle adamları işe almak gerek, insan sarrafı çünkü bunlar, kimi kekleriz yada kekleyemeyiz çok iyi biliyorlar, adamı gözünden anlıyorlar, neyse ben para vermedim, uyanıkları sevmem, hele birde saf ayağına yatacak acındırcak, küfretmediğime dua etsin.

Makine Mühendisi Nasıl Olunur?

Bu yazımda gerçek manadaki makine mühendisliği değil, sadece apolet olarak makine mühendisi nasıl olunur anlatacağım.Öss,lyg,lgs artık hangisi bilmesemde bir tane sınava girip, üniversitelerin makine mühendisliği bölümünü kazandığınızda ilk adımı atmış oluyorsunuz.Hazırlık bölümü olmayan yok gibi artık.Ve başlıyoruz…

Hazırlık senesi diye tabir edilen liseden üniversiteye geçişte ara form oluşturan, genelde, öğrencilerin 1 seneyi yatarak gezerek eğlenerek üniversiteye alışma dönemidir.Faydalı geçirende var, lisede öğrendiklerini tekrar edende var, genelde seviye belirleme sınavında atmasyon yaparak düşük seviyeli sınıfa düşmek isterler.

1. sınıf başlar ve matematik, fizik, teknik resim, ingilizce, sosyal dersler olmak üzere, hafiften mühendisliğe giriş yapılır, 1. sınıf öğrencileri en zorlıyacak dersler fen edebiyat dersleridir, mat ve fizik, fizik labaratuarı gibi dersler, belki kimya dersi, öğrenciler arasında ilk 2 sene boyunca, bu okuldan fen edebiyatı vermeden mezun olamazsın lafları dolaşır, tabi bu laf 3. sınıfta makel ve mekanizma derslerini görmediklerinden nispeten doğrudur. 1.sınıfta en önemli bilinmesi gerekenler, türev,  diferansiyel, birim çevirmeleri dir.Bunları iyi kavrayamazsanız ilerde başınız çok ağrır.

2. sınıf geldiğinde artık mühendisliğe giriş başlar, mukavemet, termodinamik gibi dersler, diferansiyel denklemler, malzeme bilgisi gibi dersler size ilk mühendislik heyecanını katar.Tabi bu derslerin özellikle mukavemet ve termodinamik’in kitaplarının hacimleride kalın olduğu için sıkı bir çalışma gereklidir.Sınav günü yapılacak iş değildir, pratik yapmaz konuyu kavrayamazsanız, alttan almak kaydıyla başınızı ağrıtırlar.Bu dersler de geçiş derleridir, 3. sınıftaki makine elemanları ve ısı dersleri için giriş ve temel niteliğidir.İyi kavranmalı bu dersler.

3. sınıf tabi okuluna göre değişir ama 1-3 e takılmadan geçmiş ve altta ders bırakmadan geçmişseniz işiniz biraz kolay, yoksa okul uzatmaları genelde bu senede görülür, ve en zor senedir.Artık 2. sınıfta gördüğünüz derslerin abilerini bu senede görürsünüz.Mukavemetten tam bir mühendislik dersi olan makine elemanları, malzeme dersinden imalat derslerine, mekanizma tekniğine , ısı mühendisliği gibi dersleri öğrenirsiniz.Eğer 2. sınıfınız iyi ise fazla zorlanmazsınız ama 2. sınıfta kavramları özellikle mukavemet te sıkıntınız varsa, makelde zorlanırsınız, 3. sınıfta çok çalışmanız gerekir, yoksa bırakacağınız dersleri toplamak 5. sınıfa yani uzatma senenize sarkar, bu yüzden çok dikkat.

4. sınıf göreceksiniz, en hoşunuza gidecek sene olacaktır, olmayabilirde, çünkü biraz kargaşa vardır, tabi okula göre değişir, normalde seçmeli dersler görülür, ama genelde seçmeli hoca olur.Ders seçimlerinde ilgi ve çalışmak istediğiniz dersleri seçersiniz, ileri mukavemet yada ısıtma havalandırma, titreşim, ergonomi, gibi sözel ve sayısal dersler gruplara ayrılmıştır.Ama derslerde bir kota olduğu için en önce seçen dersi kapar, bu yüzden saba erkenden bilgisayarın başına geçilir ve sayfa sürekli yenilenerek, kayıt başlaması beklenir.Dersleri ve hocaları önceden öğrenirseniz, hata yapmazsınız, sürpriz yaşamazsınız, gerçi ekle sil haftası olur ama ordada herkes değiş tokuş yaparken neler olur bilemem.Uzun lafın kısası 4. sınıf dersleri eğer sevdiğiniz derslerse güzel keyifli bir yıl olucaktır.

Evet 4. seneyi sadece okul bazda anlattık, ama sosyal kulüpler, aktiviteler, yurt yada ev hayatı, dostluklar, şenlikler bunlar işin keyifli yüzü, bir çok öğrenci gezer, son günlerde ders çalışır, kopya yada bilgisiyle dersi geçer, kimileri sistemli gider, ne eğlencesinden kopar nede derslerinden, dengeyi iyi tutturmak gerek, bu söylediklerim sadece tek derdi okul olanlar için gerekli, eğer maddi sorunlarınız varsa, açıkçası işiniz zor, çünkü bir öğrenci için en gerekli şey paradır, parası olmazsa ne güzelce beslenebilir, nede konsantre olabilir, çünkü kaldığı ortamlarda, arkadaşlarını görecek, onlar gibi gezip tozmak giyinmek yemek isteyecek ama imkan dahilinde olmayacak.Bu kardeşlerimiz için, sabırlı olmalarını, derslerini zorlamayacak işlerde çalışmalarını öneririm, eğer bilgisayarla araları iyise web tasarım, çizim 3d max gibi programlarla, oturduğu yerlerden para kazanmalarını tavsiye ederim.Çünkü dışardaki hayat zor ve her zaman öğrenci olduğunuz işverenler tarafından kaale alınmayabilir.

Öyle ve böyle, uzatarak ve uzatmayarak, okulu bitirdiğinizde elinizde bir diploma ve sıfır kilometre bir hayat başlıyacak, eğer hatalarınızı tekrarlamazsanız, muhteşem bir gelecek sizi bekliyor.

Aklıma gelenler bunlar, kafanıza takılan varsa, yorum olarak burdan sorabilirsiniz.Herkese eğitim yolculuğunda başarılar.