Updates from admin RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • Emre SEYMENLER 13:23 on 05 September 2010 Permalink | Reply  

    Makine Mühendisi Nasıl Olunur? 

    Bu yazımda gerçek manadaki makine mühendisliği değil, sadece apolet olarak makine mühendisi nasıl olunur anlatacağım.Öss,lyg,lgs artık hangisi bilmesemde bir tane sınava girip, üniversitelerin makine mühendisliği bölümünü kazandığınızda ilk adımı atmış oluyorsunuz.Hazırlık bölümü olmayan yok gibi artık.Ve başlıyoruz…

    Hazırlık senesi diye tabir edilen liseden üniversiteye geçişte ara form oluşturan, genelde, öğrencilerin 1 seneyi yatarak gezerek eğlenerek üniversiteye alışma dönemidir.Faydalı geçirende var, lisede öğrendiklerini tekrar edende var, genelde seviye belirleme sınavında atmasyon yaparak düşük seviyeli sınıfa düşmek isterler.

    1. sınıf başlar ve matematik, fizik, teknik resim, ingilizce, sosyal dersler olmak üzere, hafiften mühendisliğe giriş yapılır, 1. sınıf öğrencileri en zorlıyacak dersler fen edebiyat dersleridir, mat ve fizik, fizik labaratuarı gibi dersler, belki kimya dersi, öğrenciler arasında ilk 2 sene boyunca, bu okuldan fen edebiyatı vermeden mezun olamazsın lafları dolaşır, tabi bu laf 3. sınıfta makel ve mekanizma derslerini görmediklerinden nispeten doğrudur. 1.sınıfta en önemli bilinmesi gerekenler, türev,  diferansiyel, birim çevirmeleri dir.Bunları iyi kavrayamazsanız ilerde başınız çok ağrır.

    2. sınıf geldiğinde artık mühendisliğe giriş başlar, mukavemet, termodinamik gibi dersler, diferansiyel denklemler, malzeme bilgisi gibi dersler size ilk mühendislik heyecanını katar.Tabi bu derslerin özellikle mukavemet ve termodinamik’in kitaplarının hacimleride kalın olduğu için sıkı bir çalışma gereklidir.Sınav günü yapılacak iş değildir, pratik yapmaz konuyu kavrayamazsanız, alttan almak kaydıyla başınızı ağrıtırlar.Bu dersler de geçiş derleridir, 3. sınıftaki makine elemanları ve ısı dersleri için giriş ve temel niteliğidir.İyi kavranmalı bu dersler.

    3. sınıf tabi okuluna göre değişir ama 1-3 e takılmadan geçmiş ve altta ders bırakmadan geçmişseniz işiniz biraz kolay, yoksa okul uzatmaları genelde bu senede görülür, ve en zor senedir.Artık 2. sınıfta gördüğünüz derslerin abilerini bu senede görürsünüz.Mukavemetten tam bir mühendislik dersi olan makine elemanları, malzeme dersinden imalat derslerine, mekanizma tekniğine , ısı mühendisliği gibi dersleri öğrenirsiniz.Eğer 2. sınıfınız iyi ise fazla zorlanmazsınız ama 2. sınıfta kavramları özellikle mukavemet te sıkıntınız varsa, makelde zorlanırsınız, 3. sınıfta çok çalışmanız gerekir, yoksa bırakacağınız dersleri toplamak 5. sınıfa yani uzatma senenize sarkar, bu yüzden çok dikkat.

    4. sınıf göreceksiniz, en hoşunuza gidecek sene olacaktır, olmayabilirde, çünkü biraz kargaşa vardır, tabi okula göre değişir, normalde seçmeli dersler görülür, ama genelde seçmeli hoca olur.Ders seçimlerinde ilgi ve çalışmak istediğiniz dersleri seçersiniz, ileri mukavemet yada ısıtma havalandırma, titreşim, ergonomi, gibi sözel ve sayısal dersler gruplara ayrılmıştır.Ama derslerde bir kota olduğu için en önce seçen dersi kapar, bu yüzden saba erkenden bilgisayarın başına geçilir ve sayfa sürekli yenilenerek, kayıt başlaması beklenir.Dersleri ve hocaları önceden öğrenirseniz, hata yapmazsınız, sürpriz yaşamazsınız, gerçi ekle sil haftası olur ama ordada herkes değiş tokuş yaparken neler olur bilemem.Uzun lafın kısası 4. sınıf dersleri eğer sevdiğiniz derslerse güzel keyifli bir yıl olucaktır.

    Evet 4. seneyi sadece okul bazda anlattık, ama sosyal kulüpler, aktiviteler, yurt yada ev hayatı, dostluklar, şenlikler bunlar işin keyifli yüzü, bir çok öğrenci gezer, son günlerde ders çalışır, kopya yada bilgisiyle dersi geçer, kimileri sistemli gider, ne eğlencesinden kopar nede derslerinden, dengeyi iyi tutturmak gerek, bu söylediklerim sadece tek derdi okul olanlar için gerekli, eğer maddi sorunlarınız varsa, açıkçası işiniz zor, çünkü bir öğrenci için en gerekli şey paradır, parası olmazsa ne güzelce beslenebilir, nede konsantre olabilir, çünkü kaldığı ortamlarda, arkadaşlarını görecek, onlar gibi gezip tozmak giyinmek yemek isteyecek ama imkan dahilinde olmayacak.Bu kardeşlerimiz için, sabırlı olmalarını, derslerini zorlamayacak işlerde çalışmalarını öneririm, eğer bilgisayarla araları iyise web tasarım, çizim 3d max gibi programlarla, oturduğu yerlerden para kazanmalarını tavsiye ederim.Çünkü dışardaki hayat zor ve her zaman öğrenci olduğunuz işverenler tarafından kaale alınmayabilir.

    Öyle ve böyle, uzatarak ve uzatmayarak, okulu bitirdiğinizde elinizde bir diploma ve sıfır kilometre bir hayat başlıyacak, eğer hatalarınızı tekrarlamazsanız, muhteşem bir gelecek sizi bekliyor.

    Aklıma gelenler bunlar, kafanıza takılan varsa, yorum olarak burdan sorabilirsiniz.Herkese eğitim yolculuğunda başarılar.

     
  • Emre SEYMENLER 12:54 on 04 September 2010 Permalink | Reply
    Tags: twitter verified list   

    Twitter Verified List 

    Twitter da kimler verified yani onaylanmış gerçek kişiler olduğunu merak ediyorsanız bu liste tam size göre, Türkiye’den Cumhurbaşkanı ve Başbakanın da oldu liste sporcu medya falan diye gidiyor.Buyrun meraklısına

    http://twitter.com/verified/lists

     
    • anonymous 16:56 on 04 Eylül 2010 Permalink

      Şu sağdaki CikCik iyi olmuş :D

    • Emre SEYMENLER 17:43 on 04 Eylül 2010 Permalink

      bu temanın twitter özelliği vardı, deniyeyim dedim, site güncelleniyor sürekli :)

  • Emre SEYMENLER 12:42 on 04 September 2010 Permalink | Reply
    Tags: begüm kütük, fhm, romantik komedi, zonguldak yurdu   

    Begüm Kütük Ne Yaptın Sen 

    Hep aklımda kaldı, Kurtlar Vadisinde Polat’ın kardeşi gerçek ismiyle Begüm Kütük‘e ne oldu.Dizide bunun yanıtı yok, ama dün gece Romantik Komedi filmini izledim ve öğrendim :) Bizim masum sofi romantik komedide tam bir kadın olmuş, oysaki ben onu öyle masum hallerini sevmiştim :)

    Kadın süper güzel, sarışın olmasıda cabası, ben onu daha ilk meşhur olduğu yıllardan bilirim, Zonguldak Yurdunda büyük abilerden birinin 5-6 yıllık bir FHM koleksiyonu bir bavulun içinde tüm yurtta dolaşıyordu :) Erkek yurdunda bir bavul fhm sanki hazine bulunmuş gibi değerlidir :) işte bende ilk orda gördüm 5-6 senede bayağı bir yol aldı, magazinde var mı yok mu bilmiyorum ama masum kız imajı daha güzeldi.Gerçi böylede fena değil ama tehlikeli olmuş.

    Neyse uzun lafın kısası alın size Begüm Kütük

    http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs472.snc3/25902_339425159287_290871244287_3449778_1384727_n.jpg

     
  • Emre SEYMENLER 13:01 on 03 September 2010 Permalink | Reply
    Tags: askerlik şubesi, askerlik tecili, askerlik tecili nasıl yapılır   

    Askerlik Tecili Sıkıntılarım 

    Okuldan mezun olunca askerliği tecil ettireyim dedim, 2 sene direk hakkım var, Benden;

    • Mezuniyet çıkış belgesi ve fotokopileri
    • Ehliyet fotokopisi
    • 3 adet foto

    istediler, ama ben bunları sormadan götürdüm, çıkış belgesinin orjinali yerine faksı verdim olmaz dediler, iş pazartesiye kaldı.Bu yazıyı güncellicem çünkü muayene olayında bakalım başıma neler gelicek.Tecrübelerimi aktarayım yeni nesle belki faydam dokunur :)

    Güncelleme 6 Eylül

    Evet tecil hakkında nette araştırma yapmıştım ama pek tatmin etmemişlerdi, neyse ben size bugün yaşadıklarımı anlatayım.Tüm belgelerimi hazırladım, diploma, diploma fotokopileri, nüfüs kağıdı fotokopileri, 4 tane de foto, erkenden gittim, 9 gibi ordaydım, kendi askerlik şubesi olmadığı halde dışardan ilçelerden gelenler vardı, şuanda 91 lilerin yoklamalarını dosyalarını hazırlamışlar bekliyorlar, 2 tane form verdiler, sağlık sorunun var mı, o var mı bu var mı gibisinden, dolduruyorsun, biz tecil ettireceğimiz için görevli astek bize sizi ayrı sıraya koyacam dedi, 91 lilerin ardından sizi alıcam bişiler dedi.Biz bekliyoruz dediler sistem çöktü, neyse askerlik şubesi komple uğraşıyor, sonuç yok, dediler öğleden sonra gelin, bende yaklaşık 2 saat kadar ulucami yakınlarında zaman geçirdikten sonra bir geldim, zamanından önce açmışlar, hemen görevli askere gittim, dedim ben tecil yapacam, sıra numaram erken dedim, iyi gir dedi :) hakkatende öleydi ama, neyse girdik, herkes bişey istiyor memurlardan, bende baskı yapıyorum neyse bir memur aldı, bilgileri girdi bilgisayara, dosyamı verdi elime, nüfus memuruna imza attır dedi, hemen aynı bahçedeler zaten, gittim imzalattım ve dediler muayeneye git :) ve muayene.

    Muayeneye gidiyorsun doktorlar var, tabi onlarda asker, hani kızlar bilmez falan :) neyse memur dedi soyun :) soyunuyorsun bir güzel seni tartıyor, boyunu ölçüyor, doktorlara veriyor, doktorlar 5 li 6 lı alıyorlar, neyse 6 kişi dizildik, kafanı sola çevir diyor, kalbini dinliyor, göğsünü dinliyor, sırayla herkesi dinledi, sonra elleri uzat diyor, elleri havaya kaldır, elleri yumruk yap, sol ayak öne, sağ ayak öne, çömel, arkanı dön falan standart hareketleri yaptırıyor, bu sırda diğer doktara birisinin düz taban olduğunu söyledi, veeee en son, merak edilen yer, doktor talimatı verdi, başlar yukarı donlar dize kadar, emir demiri keser, yapıyorsun, bazı yerlerde yapmıyorlar, soruyorlar, rahatsızlığın var mı yok, tamam geç, neyse, doktor tamam diyor, askerlik şube başkanıda orda, başlıyor gerekli imzaları atmaya, attıktan sonra tekrardan içeri gönderiyorlar, memurların yanına, yine bilgisayara işliyorlar ve sana son olarak tecil ettiğine dair kağıdı veriyorlar.

    Ve macera böyle bitiyor.Umarım bu olayları merak edenler bir derece bişeyler öğrenmiştir :)

     
  • Emre SEYMENLER 21:49 on 31 August 2010 Permalink | Reply  

    Pes kuruyorum 

    Şu anda torrentten çektiğim 5 gb lık pes 2010 kuruyorum, bakalım, ne kadar sürede sıkılıcam, daha önceki yani son bir kaç gündür, worms indirdim, 10 dakıka oynadım sıkıldım, colin mcrae demo indirdim, heryere çarpıyorum sıkıldım, bugün biraz miniclip te snowboard madness takıldım, bitirince sıkıldım, bakalım bu pes te durumum  ne olucak, bu aralar hareketli geçiyor, güzel gelişmeler olucak gibi hayatımda, yine bugün bir internet projesi buldum, hem amme hizmeti hem ticari bakalım nasıl olucak, bu arada sayaçtan gelenlere bakıyorum, makine mühendisi diye aratıp giriyorlar, ve aradıklarını bulamıyorlar, haklılarda daha çömezim, ama takipteyim, amacım bildiğimi paylaşmak olucak, kendi deneyimlerimden yada işin püflerinden bahsetmek olucak.Hep bana hep bana durumundan biraz kurtulmam gerek.Ama zahmetsiz bilgide çabuk harcanıyor değersiz oluyor.Hele biz bir öğrenelimde :)

     
  • Emre SEYMENLER 09:14 on 30 August 2010 Permalink | Reply
    Tags: günlük 1 dolar kazan, niche site, niş site   

    Niche Site 

    İnternette 50000 tane fikir değiştirmişimdir, ama uygulamada sadece 3-5 tane yapmışımdır, sabah bir kalkarım, derim ki flash oyun yapımı işine giriyorum, o gazla flash oyun nasıl yapılır bakarım, anlarım ki benim harcım değil vazgeçerim, aslında beni gaza getiren Amerikada ki web sitelere ödenen paralar ve birde Miniclip.com, adamlar dehşet paralar alıyorlar, gerçi Amerika daki sistemler Türkiye deki sistem bir değil, orda özgün projeler ve internet kültürü oldukça gelişmiş, ve yatırımlarda gerçekten iştah kabartan milyon dolarlar boyutunda, e bende bu haberleri okuyunca gaza geliyorum tabi, bir furya vardı ve halada var, niche (niş) furyası.Mantık şu benim siteme her gün 50 kişi girsin ve bana minimum günlük 1 dolar para bıraksın.Yani çok kişi girmesin günde onlarca dolarda bırakmadan, damla damla damlasın mantığı.Bu sitelerin özelliği içine bir kaç içerik attıktan sonra bir daha ilgilenmemeniz.O size her gün azda olsa biraz para bırakır.Olay nerde güzelleşiyor bu siteleri çoğalttığınızda her gün 1 niche sitesi açsan ve 1 dolar kazansan, 1 yıl sonunda aylık 10000 dolarlık bir gelirin olur, bu yazıyı yazma sebebim, ne zaman bu niche subdomainimi açtım tam hatırlamasam da site kelimesinde 1. sıraya oturmuş, cncpantograf.zigetvar.com subdomainim, cnc pantograf nichesinde 1. sırada, ben ilk uygulamaya geçtiğimde dedimki, neden niche kelimeler için domain alıcam, subdomain iş görür diyordum, doğru görüyor ama niche domain çok daha avantajlı.Velhasıl arada bir kaç niche sitesi açarım, nasılsa bir kez kuruyorsun ve bir daha ellemiyorsun.Niche sitelerimden ki bir tanesi en aktif, 15 dolar civarı bir gelir oldu, 10 tane açmış olsam 150 dolar gelicekti.Bakalım ilerde bu yazımı güncellersem ne kazandığımı size net olarak söylerim.

     
  • Emre SEYMENLER 21:22 on 29 August 2010 Permalink | Reply  

    Hep Fatih’in Yüzünden 

    Tuncelide kalırken Fatih i hep kucağında laptopla dizi seyrederken buluyordum, bende ondan gördüm şimdi dizi yada film seyrederken aynı şekilde sırtüstü yatıyorum ve bilgisayarı karnıma koyuyorum, umarım radyasyon gelecek nesillerime zarar vermez, babam kızdı koyma öle diye, ama alternatif yok, laptoplar için radyasyon emici falan var mıdır acaba, yada laptopla karnım arasında yastık falan koyuyorum, oda engellemez mi, zor sorular bunlar :D umarım korktugum başıma gelmez.

     
  • Emre SEYMENLER 19:49 on 27 August 2010 Permalink | Reply
    Tags: apaçiler giremez, emo apaçi, facebook sayfa   

    Facebook ve Salaklar 

    Yahu bir insan bu kadar mı salak olabilir anlamıyorum, bu facebooktaki sayfalar var, 2 tanesi denk geldi, biri basketbol sayfası diğeride fenerbahçe sayfası, basketbol sayfasında ileti paylaşılmış, alttan birisi yorum yapmış, “Admin bir tane Kevin Garnet resmi paylaşır mısınız” yuh oha artık dicek laf bulamıyorum, oğlum ne kadar salak birisinin o resim paylaşsa ne olur paylaşmasa ne olur mutlu mu oldun paylaşınca, çok görmek istiyorsan adamın wallpaper larını indirir bakarsın, sonra fenerbahçe sayfasında denk geldi bir tane salaklık, sayfanın sahibi, üyelerinin fenerbahçe kimliğini yapıyor, yalnış duymadınız hakkaten öyle, photoshopta kimligin foto kısmına sizin resminizi koyuyor üyelerde mutlu oluyor :) bence facebook a liseli kızlarda alınmasın, aptal aptal pozlar veriyorlar, Türkçeyi katleden özenti yazılarını istemesek te görüyoruz, emo, apaçi derken bir neslin daha geleceğinin içine ettiler…
    Facebook sayfaları belki hayranları olursunuz :)

    http://www.facebook.com/?ref=logo#!/pages/Basketball-Is-Love/152527038092319

    http://www.facebook.com/home.php?#!/photo.php?pid=392325&fbid=150682598282734&id=116650198352641

     
    • Emre SEYMENLER 19:51 on 27 Ağustos 2010 Permalink

      adamlar aşmışlar kendilerini artık isteyen üyelerin isimlerini forma ve boxer lara bile yazıyorlar :) büyük hizmet

    • anonymous 19:48 on 28 Ağustos 2010 Permalink

      Bu insanın yapabileceklerinin sınırı yok arkadaş. Zekada nasıl ilerinin sınırı yoksa, salaklıkda da olmayacaktır. eksi sonsuz ile artı sonsuz arasında nerde durduğunun önemi yok, bulunduğun nokta her ikisine göre önemsiz kalır. bizi mutlu eden bir nebzede olsa +ya yaklaşmak. dolayısıyla hoşgörülü olmak lazım her alanda kanımca….

  • Emre SEYMENLER 15:53 on 27 August 2010 Permalink | Reply  

    Feedburner pes ediyorum 

    Ne lanet şeymiş şu feedburner, olmuyor bir türlü olmuyor sürekli bir hata cıkıyor, bir kayıt olamadım :) bende bıraktım, bunaltı geldi, bu arada kimliği meçhul yorumcuyu merak ediyorum :) bu arada her gün bir yerlere ziyarete gidiyorum bakalım sonuç ne çıkıcak…

     
  • Emre SEYMENLER 20:22 on 25 August 2010 Permalink | Reply  

    Colin Mcrae demo indiriyorum, bakalım hoşuma gidicek mi, beni tanıyanlar bilir, oyunlarla aram pek yoktur, azıcık olan oyun yeteneğimide zaten oynama oynamaya kaybettim :) dün gece ntv de wrc seyrederken birden 5-6 sene evveli colin mcrae oynadığım aklıma geldi ve indireyim dedim, buldum bir yerden 250 mb rar adam demiş çıkınca 2.4 gb olcak, pek inanamadım, zaten o kadar da açılmadı, üstüne program kurulmadı bile, ufak bir iyi niyet sözlerinden sonra demosunu indireyim dedim, nasılsa 2 tur attıktan sonra sıkılıcam :) herneyse çekiyorum bakalım hoşuma gidicek mi, onun haricinde ne mi yapıyorum, koşuşturuyorum, yeni fikirler projeler atılımlar hayata geçiriyorum, boş durmak yok yani.Siteme sayaç koymadım kaç kişi geliyor ne oluyor bilmiyorum, aslında kişilerden çok dışardan beni tanımayanlar takip ediyor mu onu merak ediyorum, ne olur yorum yazın :) )

     
    • anonymous 20:42 on 26 Ağustos 2010 Permalink

      Bende sevmem oyun oynamayı ama colin”in yeri ayrı tek teker bitirmişliğim var nice yarışları sweden”ın yeri ayrıdır bende… şu sayacı da koy artık yüzleş gerçeklerle :D

    • Emre SEYMENLER 11:37 on 27 Ağustos 2010 Permalink

      hehehe sayacı koydum oda ne günlük 6 kişi :) ) alexa zaten yerlerde, ama yazıcam söz güzel hit getircek yazılar yazıcam, elbet bir gün ilerde benim blogumdan da söz edicekler, insanlara zarar yerine fayda vermeyide öğrenicem :)

c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
esc
cancel